UYGUN DAVRANIŞ
GÖSTEREN
ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK
Çocuk yetiştirirken en zor olan biz yetişkinlerin
her zaman olumlu ve örnek davranışlarda bulunmak
zorunda oluşumuzdur. “Ya göründüğün gibi ol ya da
olduğun gibi görün” tarzı yol gösterici tümcelerle
dolu zihnimiz; ama uygulama teoriyle aynı olmaz
çoğunlukla. Çoğu zaman birşeyleri aklımızdan
geçirmemiz uygulamamızdan daha kolaydır.
“Olduğunuz gibi görünmek !” veya “Göründüğünüz gibi
olmak !” yorucu, zorlayıcı ve yıpratıcıdır. Evi bir
düzen içinde toparlamak, yemek pişirmek, temizlik
yapmak gibi fiziksel işler öncelikli olsa da
özellikle duygusal bir patlamanın tam ortasında,
limitleri inatla zorlayan veya hiçe sayan bir
çocuğun davranışlarıyla başetmek hepsinden yorucu ve
tüketicidir.
Hangi yaşta olursa olsun çocuğunuz size meydan
okuduğunda, onun karşılanamaz isteklerine en kolay
yanıt yolu onu kendine bırakmak olarak
düşünebilirsiniz. Böylece çocuğunuzun sizi
utandırmasından kaçınabilir ve enerjinizi başka
problemlere saklayabilirsiniz. Bu davranışlara göz
yumarak kolayı seçmiş, aslında kendi taşımanız
gereken sorumluluğu çocuğunuza yüklemiş oluyorsunuz.
Ama kolay olan şeyler daha iyi, daha doğru veya
olmasa gerekenler değildir.
Çocukların uygunsuz davranışlarına göz yummanın uzun
vadede yıkıcı sonuçları olabilir. Uyumlu olmayı
öğretmediğimiz çocuklar gelecekte ailesi, komşuları,
okul ve daha sonra da iş yaşantısında mutsuz
olacaklardır. Bu bütün yaşamlarını etkileyecek bir
haksızlıktır.
Çocuklar özsaygılarını kazandıklarında, diğer
insanlarla mutlu ve tatmin edici ortak yaşantıyı
bulacaklardır. Böylece yapıcı, olumlu ve temek
sosyal becerileri oluşturmak için gerekli olan
özgüvene sahip olacaklardır. Bu onlara toplum içine
hoşgeldin mesajı verecek, topluma ait ve değerli
olma duygusunu hissettirecektir. Çocuklar bu iyi ve
uyumlu yaşam sürecine ancak anne ve babaları gerekli
kuralları koyma ve bu kurallara uymayı öğretme
sabrına sahiplerse kavuşabilirler.
Çocuk
yetiştirirken ilk öğrenmemiz gereken önlem almaktır.
Hepimiz biliriz; çocuğumuz uykusuz veya aç olduğunda
daha inatçı, daha hırçın olur. Aç ve yorgun bir
çocukla bir yerlere gitmek kendimize yaptığımız
eziyettir. Yanımızda her zaman bir kaç kraker, biraz
bisküvi bulundurmak, uyku saatlerini düzenlemek
olası problemlere karşı başarılı bir önlem olma
yöntemidir.
Genellikle problemler her şeye hazırlıklı olduğunuzu
düşündüğünüz zamanlarda, birdenbire ortaya çıkar.
Doğal bir süreçtir, her aile bu veya benzeri bir
olay yaşamıştır. Kendinizi üzmeyin ve yıpratmayın
sorunu gidermeye çalışın. İşte size bu zır ve
uğraştırıcı durumlar için bazı önerilerimiz:
1. Beklentileriniz ve koyduğunuz sınırları
açıkça belirtin: Övgü sözcükleriniz anlaşılır olsun.
Çocuklara”iyi ol” , “kibar ol” , “bu doğru bir
hareket değil” dediğinizde aslında söylemek
istediğiniz belirsizdir. Çocuklar kesin ve anlaşılır
yönlendirmelere gereksinim duyarlar. Çocukların neyi
yapmamaları gerektiği değil neyi yapabilecekleri
üzerine yoğunlaşın. “kumdan kale yapabilirsin” veya
“senden küçük bir hayvanat bahçesi yapmanı
bekliyorum” gibi cümleler çocuğun dikkatini doğrudan
eylemin kendisine çekecektir. Yönlendirmeler açık ve
anlaşılır olduğunda çocuklar belirsiz imaları doğru
anlamak ve uygulamak için zorlanmayacaklar,
enerjilerini “yaptığını hemen bırakmazsan gösteririm
sana gününü!” gibi üstü örtülü korkutmalara savunma
hazırlayarak harcamayacaklardır.
2.
Çocuklarınıza uygun olan davranışların
hangileri olduğunu öğretin ve onlara örnek olmaya
çalışın. Onu kum havuzunda oynamaya göndermeden önce
kum oyuncakları ile nasıl oynayacağını ve örneğin
kumdan bir kalenin nasıl yapılacağını gösterin.
Diğer çocukların oyunlarını da gösterebilirsiniz ama
en iyisi siz kuma oturun ve biraz kendi başınıza
oynayın.
3. Uygun olmayan davranışların bazıları
gerçekten eğlenceli gözükür. Bu davranışların
çekiciliğine hazırlıklı olun. Çocuklar doğaları
gereği araştırmacıdır. Dokunarak, tadına bakarak ve
deneyerek öğrenmekten hoşlanırlar. Genellikle
problem çıkarmayan meraklı doğaları bazen
kendilerine veya başkalarına zararlı olabilir. Sizin
buna hazırlıklı olmanız gerekir. Hoş olmayan bir
olayı daha başından, duygusal bir güç mücadelesine
dönüşmeden engelleyebilirsiniz. Durun ve “kum ile
kum havuzunun içinde oynanır, dışarıya kum
atmamalısın” deyin. Küçük çocuklarda bir kaç
hatırlatma yapmanız da gerekebilir.
4. Beklentilerinizin ve koyduğunuz limitlerin
nedenlerini açıkca belirtin. Bunun mümkünse
çocuğunuz mevcut durumla ilk karşılaştığınızda
yapmalısınız. Kum havuzundaki çocuklara “Kimse kumu
birbirine ve dışarı atma hakkında sahip değil. Kum
gözlerinize ve kulaklarınıza geldiğinde canınız
yanacaktır” veya “kum çimenlere ve bahçeye zarar bu
nedenle havuzun içinde kalmalı” diyebilirsiniz.
5. Mümkün olduğunca çocuğunuzun
davranışlarının olumlu veya olumsuz sonuçlarını
önceden tahmin edin ve hazırlıklı olun.
6.
Uygun olsun olmasın çocuğunuz,
davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşsin. Çocuğunuza
saygısız ve itaatsizce davranışını sürdürürse ne
olacağını açık ve net bir dille söyleyin. “Kum
atmaya devam edersen kum havuzundan çıkıyorsun !” .
Tabii kibar inatçılar beton bir heykelmiş gibi kum
havuzunda oturmaya devam edecekler. Kararlı olun
“kumları etrafına attın şimdi yürüyerek kum
havuzundan çıkıyorsun veya ben seni dışarı
taşıyacağım”. İtirazlar ve ağlamalar başlayabilir:
“ne olur bir daha yapmayacağım , söz veriyorum”
gibi... sakince kararınızı verdiğinizi bir başka
zaman yeniden geldiğinizde verdiği sözü
tutabileceğini söyleyin.
7.
Sevgiyle verilmiş kararlarınızın sadık ve
tutarlı uygulayıcısı olun. Çocuğunuz
beklentilerinizi hiçe saydığında, yapacağınızı
söylediğiniz şeyi yapın, her seferinde bunu yapın.
Yapamayacağınız şeyleri asla söylemeyin. Nerede
olursa olsun, hangi kuralı ihlal ediyor olursa
olsun, durum size önemli önemsiz gözüksün
kararlarınızı uygulamanız çocuğunuzun inatçı ve asi
tavrını görmezden gelmenizden her zaman daha iyidir.
ANNE
VE BABA GELİŞİM
DEĞERLENDİRMESİ
Geçtiğimiz ay içinde tüm çocukların gelişim
değerlendirmelerini tamamladık. Düşündük ki; anne
ve baba olarak sizler de kendinizin çocuğunuzla olan
ilişkilerinizi değerlendirmek istersiniz!
Değerlendirme
Sistemi
Büyük Motor Gelişimi
-
Ayda bir veya daha sık olarak
çocuğumla bir sportif faaliyet yapıyorum.
-
Çocuğumla top oynuyorum.
-
Haftada bir kez çocuğumla parka
gidiyorum.
Küçük Motor Gelişimi
-
Çocuğuma boyama yapması için
pasteller ve kağıt bulunduruyorum, hazır boyama
kitapları almıyorum.
-
Her zaman kendi başıma yemek
yemesini teşvik ediyorum.
-
Çocuğumla birlikte okula
getirmesi için konularla ilgili resimler
kesiyorum.
-
Kendi giyinmesi teşvik ediyorum
– çok az bir yardım ile onun giyinmesini teşvik
ediyorum.
Sosyal / Duygusal Gelişimi
-
Ona başarı ile uygulayabileceği
kurallar koyuyorum.
-
Tüm yaptıklarını alkışlıyorum.
(Resimlerini bilhassa)
-
Onu eleştirmiyorum.
-
Onu utandıracak şeyleri
başkasının yanında konuşmuyorum.
-
Ona destek veriyorum ve onu
cesaretlendiriyorum.
-
Ona saygı gösteriyorum.
-
Ondan yaşına uygun beklentilerim
var.
-
Ona gülümsüyorum.
-
Ondan yaşına uygun davranışlar
bekliyorum.
Dil / İletişim Gelişimi
-
Onunla bebek dili ile
konuşuyorum.
-
Onunla konuşuyorum konuşurken
cümleler kuruyorum.
-
Sorularını cevaplandırıyorum.
-
Ona her gün bir kitap okuyorum.
-
Ona etrafta gördüğümüz
kelimeleri okuyorum.
-
Onun hikayelerini sabırla
dinliyorum.
-
Nesneleri isimlendiriyorum. Yeni
kelimeler öğretiyorum.
-
Okulda öğrendikleri parmak
oyunları şarkı ve tekerlemeleri birlikte
söylüyorum.
Zihinsel / Düşünme Gelişimi
-
Yaşına uygun oyuncaklar
alıyorum.
-
“Ne , ama niçin, ama neden”
dediği zaman anlatıyorum ve açıklama yapıyorum.
-
Televizyonda izlediklerini
denetliyorum.
-
Haftada bir kez tüm dikkatimi
vererek onunla oyun oynuyorum.
-
Onu iyi bir “okul öncesi öğrenim
merkezine” gönderiyorum.